Hoşgeldiniz Bugün 05 23 2017
#

BİR TUTAM TUZ

bir tutam
ada

Denilir ki, bir ülke de bir padişah ve ona sevgili zevcesinden hatıra üç evladı yaşarmış.Padişah kızlarını gözünden dahi esirger,rüzgarda süzülen yaprak gibi üzerlerine titrermiş.

Bir gün evlatlarını toplar başına ve der, “Kızlarım, beni ne kadar seviyorsunuz ?” Kızlar şaşkın,” Baba o nasıl söz! Biz seni çok seviyoruz” deseler de baba,” Tamam seviyorsunuz da ne kadar, bir ölçü gösterin bana.”

Büyük kız biraz düşünür,” Seni dünyanın tüm elmasları kadar seviyorum ” der.Baba tebessüm eder.Ortancı kızı hemen atılır,” Babam,ben seni dünyanın tüm altınları kadar seviyorum” deyin ce baba küçük kızı ile göz göze gelir.Evlat! ayrım olmaz,olamaz lakin küçük kızını bir ayrı severmiş.Bilmez,anasına benzeyen güzel yüzünden mi,yoksa tahta temaşa meyl etmeyen temiz yüreğin den mi? Düşünür acaba göz bebeği ne diyecek,kendisi kadar ölçüsüz seviyor muydu? Yada, nasıl bir şey ile kıyas edecekti babasına duyduğu sevgiyi?

Küçük kız tereddütsüz “Babacığım seni bir tutam tuz kadar seviyorum” der.Baba afallar bir an. “Beni bir tutam tuz kadar mı seversin?” Diye sorarken dudakları titrer.Küçük kız ablalarının sinsi gülüşlerine aldırmadan “Evet babam seni bir tutam tuz kadar severim” deyince,baba yıkılır, kolu kanadı kırılır.Sonra mırıldar” demek yanın da kıymetim bir tutam tuz kadar mış öyle mi?”

Birden fırlar ayağa ve ferman buyurur,”Atın bu nankör evladı zindana,vurun prangalara ölene kadar orada kala.”Kız,”Baba dur! Etme, eyleme bir dinle hele.”dese de nafile.Baba kırmıştır bir kere kalemi,Kız çaresiz düşer inin,cinin dahi korkup giremediği yerlere.Ama bir ümit,”Babam kıyamaz bana.Siniri bir geçsin gelir alır beni buralardan, ben de anlatırım ona bir tutam sırrın hikmetini.”

Gel gör ki,gün,ay derken,yıllar….Ne gelen var ne giden. O soğuk,rutubetli,karanlık hücreler değil de, hadi ablarını da geçti, babasının zalimliği ve vefasızlığı kahretmişti kendisini.

Ve nihayet bir gün bir cümle dökülür dudaklarından,”Rabbim! Bu sözün hikmetini öğret babama.” Kul bir dua üfler de, fırtına kopmaz mı arşta?

Dua çoktan kabul görmüştür bile.Sabah ile beraber ülkede bir tutam tuz dahi kalmamıştır.Ne oldu bu kadar tuza,buhar olup uçmadı ya? Oradan bir bilge ,” Şaşırmayın bu işe,Allah,’ ol dedi ve oldu’ sormalı ,bu işin hikmeti ne?Halk şaşkın halk perişan bir tutam tuz arar aşına,ekmeğine.Sarayda da durum farklı değildir Halil İbrahim sofraları kurulur,lakin bir lokma dahi yetiyordur sofradan kalkmalara.

Halk bulur çareyi isyanda,bize tuz diye naralar sokaklar da.Civar memleketlere haber salınır.İnsan düşmeye görsün tekme vuran çok olur.Bir tutam tuza dünya eğer biçilir.

Baba,Eyvah! der Eyvah! Şimdi anladım bir tutam tuzun hikmetini.Yavrum, tatsız hayatın da bir tutam tuz gibi görür imiş beni.Yaydan fırlamış ok gibi gider, zindanlara koyduğu yavrusunun yanına.Gelin görün ki güzel kızın naif bedeni dayanamamıştı bu vefasızlığına.En vefalı ya çoktan teslim etmişti ruhunu.Baba acıdan iki büklüm olmuş,o narin bedeni basar bağrına ve çatlatırcasına kara zindanların duvarlarını,”Kızım, seni bir tutam tuz kadar seviyorum! Seni bir tutam tuz kadar seviyorum.”

yazan: _mine_


Benzer Yazılar
17 Ocak 2017 platonik aşk

Platonik Aşklar

DAHA FAZLA
Yorum Yap


Chat Odası-sohbet Odası
sohbet siteleri cinsel sohbet chat yap